
(http://awarmtouch.blogspot.com/2010/12/eglence-baslasn-b-circle-b-dongusu.html Sevgili B.Yılbaşı için güzel bir çekiliş düşünmüş. Eskiden okulda arkadaşlar arsında sonra iş yerinde yaptığımız yılbaşı çekilişini güzel bir fikir olarak blog dünyasına taşmış.
Kendi aramızda bir çekiliş yapmış ve herkesi biri ile eşleştirerek o kişi hakkında yazı yazma görevi vermiş. Bana Keyfe –Keder çıkmış http://keyfimekeder.blogspot.com/2011/01/izmir-ve-depresif.html
Buna çok sevindim çünkü Keyfe Keder ile tanışmamız hemen hemen blog dünyasına giriş ile başlamıştı. İlk zamanlardı, bir iki yazı yazmış izleyici sayım iki elin parmaklarını geçmiyordu. Bir yandan da diğer yazarları tanımaya çalışıyordum. Keyfe –Kederin sayfasına nasıl girdim nasıl buldum hatırlamıyorum çok sarhoştum sanırım . Oradan buraya atladığım sonra kaybettiğim blog sayfalarını tekrar bulamadığım yıllardı ama keyfe –keder kalıcı olmuştu. Samimi yazılarına zaman zaman bir demet hüzün ekliyor ve kültür parçacıkları ile süsleyerek, yazılarını ikram ediyordu. Çok güzel dili vardı, okutuyordu kendini. Takılmış, takılmakla kalmamış yorumlar yazar olmuştum.
Aynı şekilde o da benim blog sayfama gelip sıkı bir takipçim ve yorumcum olmuştu. Sıkıntılı bir anında kendisine mail atarak tıbbi yardımda bulunmuş oradan facebook alemine kadar ilerlemişti dostluğumuz. Hatta kitap çıkarma ihtimalini ilk paylaştığım arkadaşlarımdan biri olmuş beraber çok meşhur olacağım hayalini kurunca o da
- ‘’He he ben Bucera aplanın gariban blog yazarı olduğu dönemden beri tanıyorum’’ diye hava atarım diye yazmıştı.
Ama en güzelini anlatmadım henüz Keyfe – Kederi’in İstanbul ziyareti. Sanırım geleceğinden haberim vardı ama niye o kadar şaşırmıştım ? hatırlamıyorum. O gün mü beklemiyordum acaba neyse hatırlamıyorum ama çok ama çok sevinmiştim.
Sıradan bir gündü hemşire hanımla oturuyorduk mesai saatlerinin sonuna doğru olduğundan hasta yoktu. Kapı açıldı içeriye iki dene yağuşuklu delikanlı girdi. Birini hem tanıyorum hem de ilk defa görüyorum ne ilginç bir duygudur bu değil mi?
Merhaba sema abla dediler ben Keyfe –Keder bu da Bad-ı Saba.
- Aaa Keyfe Keder Bad-ı saba hoş geldiniz’’ diye yerimden fırladım. Yalnız kapıya doğru sekerken hemşire hanımın yanında geçerken gözüm kendisine takılmadı değil.
Sanki şöyle diyordu bana ‘’ Tamam biraz farklı bir doktorsun hani ayıp olacak ama sen kendine zaten diyorsun deli meli ama Keyfe – Keder kim Bad-ı saba ne? Nasıl isim bunlar ya ? Bunlar kim?
Sanki şöyle diyordu bana ‘’ Tamam biraz farklı bir doktorsun hani ayıp olacak ama sen kendine zaten diyorsun deli meli ama Keyfe – Keder kim Bad-ı saba ne? Nasıl isim bunlar ya ? Bunlar kim?
-‘’ Aaa blog arkadaşlarım gelmiş’’ diye yerimden fırladım ikisine de sarıldım uzun zamandır görmediğim dostlarıma kavuşmuş gibi .
Bahçeye çıktık biraz konuştuk bolca güldük üç beş resim çekindik. Benim için çok güzel bir gün olmuştu. Umarım Keyfe Keder de aynı fikirdedir.
Bence ortam sanal ama dostluklar gerçek.
Seviyorum hepinizi ben.