2 Ocak 2011 Pazar

BLOG ALEMİNİN YILBAŞI ÇEKİLİŞİ BÖYE OLUR


(http://awarmtouch.blogspot.com/2010/12/eglence-baslasn-b-circle-b-dongusu.html Sevgili B.Yılbaşı için güzel bir çekiliş düşünmüş. Eskiden okulda arkadaşlar arsında sonra iş yerinde yaptığımız yılbaşı çekilişini güzel bir fikir olarak blog dünyasına taşmış.

Kendi aramızda bir çekiliş yapmış ve herkesi biri ile eşleştirerek o kişi hakkında yazı yazma görevi vermiş. Bana Keyfe –Keder çıkmış http://keyfimekeder.blogspot.com/2011/01/izmir-ve-depresif.html

Buna çok sevindim çünkü Keyfe Keder ile tanışmamız hemen hemen blog dünyasına giriş ile başlamıştı. İlk zamanlardı, bir iki yazı yazmış izleyici sayım iki elin parmaklarını geçmiyordu. Bir yandan da diğer yazarları tanımaya çalışıyordum. Keyfe –Kederin sayfasına nasıl girdim nasıl buldum hatırlamıyorum çok sarhoştum sanırım . Oradan buraya atladığım sonra kaybettiğim blog sayfalarını tekrar bulamadığım yıllardı ama keyfe –keder kalıcı olmuştu. Samimi yazılarına zaman zaman bir demet hüzün ekliyor ve kültür parçacıkları ile süsleyerek, yazılarını ikram ediyordu. Çok güzel dili vardı, okutuyordu kendini. Takılmış, takılmakla kalmamış yorumlar yazar olmuştum.
Aynı şekilde o da benim blog sayfama gelip sıkı bir takipçim ve yorumcum olmuştu. Sıkıntılı bir anında kendisine mail atarak tıbbi yardımda bulunmuş oradan facebook alemine kadar ilerlemişti dostluğumuz. Hatta kitap çıkarma ihtimalini ilk paylaştığım arkadaşlarımdan biri olmuş beraber çok meşhur olacağım hayalini kurunca o da
- ‘’He he ben Bucera aplanın gariban blog yazarı olduğu dönemden beri tanıyorum’’ diye hava atarım diye yazmıştı.

Ama en güzelini anlatmadım henüz Keyfe – Kederi’in İstanbul ziyareti. Sanırım geleceğinden haberim vardı ama niye o kadar şaşırmıştım ? hatırlamıyorum. O gün mü beklemiyordum acaba neyse hatırlamıyorum ama çok ama çok sevinmiştim.
Sıradan bir gündü hemşire hanımla oturuyorduk mesai saatlerinin sonuna doğru olduğundan hasta yoktu. Kapı açıldı içeriye iki dene yağuşuklu delikanlı girdi. Birini hem tanıyorum hem de ilk defa görüyorum ne ilginç bir duygudur bu değil mi?
Merhaba sema abla dediler ben Keyfe –Keder bu da Bad-ı Saba.
- Aaa Keyfe Keder Bad-ı saba hoş geldiniz’’ diye yerimden fırladım. Yalnız kapıya doğru sekerken hemşire hanımın yanında geçerken gözüm kendisine takılmadı değil.
Sanki şöyle diyordu bana ‘’ Tamam biraz farklı bir doktorsun hani ayıp olacak ama sen kendine zaten diyorsun deli meli ama Keyfe – Keder kim Bad-ı saba ne? Nasıl isim bunlar ya ? Bunlar kim?

-‘’ Aaa blog arkadaşlarım gelmiş’’ diye yerimden fırladım ikisine de sarıldım uzun zamandır görmediğim dostlarıma kavuşmuş gibi .

Bahçeye çıktık biraz konuştuk bolca güldük üç beş resim çekindik. Benim için çok güzel bir gün olmuştu. Umarım Keyfe Keder de aynı fikirdedir.
Bence ortam sanal ama dostluklar gerçek.
Seviyorum hepinizi ben.

17 yorum:

ata_306 dedi ki...

bu yazını okuyunca çok duygulandım bir arkadaşım sanal ortamda tanışılan dostluklara pek güven olmadığını vede sanal olduğunu asla gerçek dostların yerini tutmayacağını söylüyorda oysa ben sanal ortamdaki insanların bizim gibi küçük bir kısmı da olsa gerçek hayattan daha güvenilir daha samimi daha gerçekçi buluyorum sanki gerçek hayatta her önüne güveniyor yada her önüne gelen doğru düzgün insan diye alnında yazıyormu yazmıyor yani gerçek yüzlerini tanıyıncaya onlarda bir nevi sanal olarak kalıyorlar bence mutlu kal yeni yıl biz ikizlerin olur inşallah dr hanım

Bucera dedi ki...

@ sevgili ata

Kesinlikle sana katılıyorum burada insanlar sanki daha doğal. Toplumun üzerlerine yapıştırdığı tüm kimliklerden, etiketlerden arınmış bir şeklide en doğal halleri ile karşımıza çıkıyorlar, çıkıyoruz. Üç yıl öncesine kadar mail adresi bile olmayan ben bu son üç yılda çok güzel insanlar tanıdım ve onlarla beraber geliştim. Bir kere bile pişmanlık duymadım.
Sevgili ata tüm yıllar ikizlerin zaten, şartlar bize uymasa bile biz uydurmasını becerenlerdeniz öyle değil mi?

Bilge dedi ki...

Blog dünyası, net ortamı sanal mı? Yok canım daha neler... Yazarak da olsa konuştuğumuz sohbet ettiğimiz insanlar. Fikirlerimizi paylaşıyoruz, yeri geliyor üzüntülerimizi, sevinçlerimizi paylaşıyoruz. Onlarla sevinip onlarla üzülüyoruz. İçinde yaşadığımız ve adına gerçek diyerek kendimizi kandırdığımız dünya ile arasındaki tek fark bedenlerimizin olmaması. Eh bizler de bedenden önce zihiniz...

Ellerine sağlık...

B. dedi ki...

Bu görüşmeyi anlattığın yazını da sevmiştim ben.

Seninle ilgili neler yazacağımı merak ediyor musun? :)

Benden önceki muhabbetinize dair de şunu eklemek istiyorum. Kardeşin duymuyor, el oğlu duyuyor. Kardeşine elin kolun uzanmıyor ama burda açık kalpli bir insanın yarasını sarabiliyorsun, karşılıksız ve içten. Benim takip ettiğim çoğu blog, sahibi için blog rehabilitasyon merkezi ve bu benim için hem trajik hem de çok hoş.

ata_306 dedi ki...

evet doğru tüm yıllar ikizlerin de sanki 2011 daha bir sıcak geliyor bana hani arkadaş vardır dost vardır birde candan dost vardır 2011 öyle bir sıcaklık duyuyorum fallardan pek anlamam ama bazı durumlarda ikizler şöyle böyle diyen insanlar tanıyorum onların dedikleri ile doğum tarihimde üç 6 olmasından kaynaklanıyor galiba 6.his kuvveti öle bir his var umarım boş çıkmaz hislerim iyi çalışmalar

Keyfe Keder dedi ki...

Berna gibi düşünüyorum bende; günlük hayatta ilişki içerisinde olduğumuz insanlardan farklı olarak biz yüzelsel olarak değil, derinden bağlanıyoruz. Çünkü bir çoğumuz zaten kimseye anlatamadıklarımızı burada yayınlıyoruz. Tüm eksikliklerimiz, bizi eksik bırakan şeyler burada oluyor. Hal böyle olunca, burada kurulan dostluklar daha derin oluyor.

Bir söz vardır; insanlar görünüşleri ile karşılanır, düşünceleriyle uğurlanır, diye. Biz bu alemde birbirimize en derinde ki duygularımızle, düşüncelerimizle ortaya çıkarıyoruz. İnsanlar bunları okuyup bağ kuruyor. (kimin kim olduğunu bilmeden)

Buceram doktorum, iyi ki tanımışım seni, iyi ki varsın :))

Sevgiyle

kremkaramel dedi ki...

Plasentanın içinde yüzen üçüz-beşiz-onuz kardeşler gibiyiz. Birbirimizi sobeleyip kendi denizlerimizde yüzüyoruz. Kaypak bir sanal denizin asal çocukları olarak.

Bucera dedi ki...

@ Bilge
Evet beden içimizdeki kocaman dünyayı hapis halinde tutan etten kemikten ibaret.
Burada kocaman iç dünyamızı paylaşıyoruz

@ B
Merak etmez olur muyum.
Kerşılıksı ve içten ve doğru tespit :)

@ Krem karamel
Hoşgeldin ne güzel yorumlamışsın bayıldım bi yakından tanıyayım seni dalayım blog sandığına karıştırıp durayım bu akşam :)

@ Keyfe kederim

Keyfim kederim canım kardeşim.
aplan kurban osssun mu sana :)

kremkaramel dedi ki...

Dikkat et boğulma:)

kremkaramel dedi ki...

Röportaj yapasım var (seninle) :)

Bucera dedi ki...

@ Kremkaramel

Süper röportajlar serisine dahil olmak beni çok mutlu eder

Sokak Kedisi dedi ki...

Doktor ödülün var bende :)

Bu arada blogun izleme listemde nasıl olmaz ki? Ben seni facebook'tan mı takip ediyormuşum bunca zamandır, şaşırdım valla.

Ne iş anlamadım ama 160. izleyicin oldum, hale bak! :)))

Öperim

CEPAYNASI dedi ki...

hem hiç tanımayıp,hem çok tanışık olmak:)))
ben de bir blog arkadaşımla tanıştım,çok farklı ve çok keyifli...
bu arada seni ben de seviyorum!

Bucera dedi ki...

@ sokak kedisi
Sevineren kabul ettim, bu arada bunca zaman beni sıkı takip etmene rağmen takipcilerimin arasında yoktun öyle mi?

@ cepaynası
Seviyorum ben de gel tanışalım senle :)

Sokak Kedisi dedi ki...

Yokmuşum arkadaşım, ödül verirken blog adresini kopyalamak üzere seni izlediklerim arasında arayıp bulamayınca farkettim ben de :/

x-coach dedi ki...

Keyiflidir KK :)

Meyra dedi ki...

merhaba..
keyifli bir blogunuz var beğendim okudum güldüm:) ayrıyeten bir değişken ruhlu ikizler blogu bulmaktan acaip zevk aldım:) sevgiler

burcumuzla ilgili serzenişmi desem ne desem bilemediğim bir postta bende var okumak istersen.

http://meyraningemisi.blogspot.com/2011/01/merkure-sesleniyorum-ikizler-olmak.html