
Rum asıllı ,yıllardır tanıdığım tansiyon ve şeker takiplerini yaptığım bir hastamdı.Her Yunanistan’a gidişinde bana oraya has bademli kurabiyelerinden getiriyordu.Yılbaşında ise mutlaka ev yapımı çöreklerden paskalyada ise paskalya çöreği.Eğer bayram yakınsa mutlaka bayramımı kutlardı.
Memleketimde son günlerde dönen oyunlardan dolayı aklıma ilk defa ona 6-7 eylül olaylarını sormak geldi.’’Siz 6-7 eylül olaylarında İstanbul’da mıydınız ? diye sordum.
-‘’Tabii ‘’dedi emin bir şekilde.’’Biz Hep İstanbul’daydık biz buralıyız.’’Doğru diye düşündüm benimki de soru mu? Kadın benden çok İstanbullu ben 1984'den beri İstanbul’dayım atalarım 1453 den beri onun ataları belki M.Ö önceden beri burada.’’Bana biraz o günleri anlatır mısınız ‘’diye sordum?
-‘’ O zaman Yedikule’de oturuyordum ‘’diye başladı. ‘’Yedikule mi?’’ Orada da mı olaylar oldu sadece Beyoğlu değil miydi?’’
-Yedikule ‘de o zamanlar hep Rumlar otururdu sonra göç ettiler ben de Yedikule’de oturuyordum. Evet Yedikule’de de çok olaylar oldu. Bana bir şey olmadı üç katlı ahşap bir evimin giriş katında Müslüman Türk kiracılarım vardı.Ben de hemen başıma bir eşarp bağladım kapımıza dayandıklarında kiracılarım çıktı dışarı .’’Gidin gidin buradan burası Müslüman evi ‘’ diye bağırdılar.O kadın öyle bağırınca dokunmadılar benim evime.O zamanlar oğlum bebekti güzel bir bebek arabamız vardı onu metruk depo gibi bir yere saklamıştım, evimize dayanırlarsa parçalamasınlar diye .Evimize dokunulmadı ama o depo gibi yerde arabayı bulmuşlar
parçalamışlar ona çok üzüldüm.Bir olay daha var hala şaşarım karşımızda tek başına yaşayan hiç evlenmemiş Rum bir kadıncağız vardı,ablasının getirdiği bir kap yemeğini bile kedilerle paylaşır ,hasta kedileri toplar gözlerini oksijenli suyla temizlerdi.İşte o kadının evine üç kere dayandılar ama kapıdan içeri giremediler gözlerimle gördüm.
Gülümsedim demek kedilerin koruyucu meleğini koruyan başka koruyucu güç vardı.Zaten kedilerle aram iyi umarım zor günümde o güç bana da uğrar diye düşünürken,hastam daha acıklı konulara geçti.
-‘’Yan binamdaki genç bir kızın çeyizini paramparça etmelerini o bembeyaz çarşaflarının üzerinde tepinmelerini unutamıyorum ne ağlamıştı kızcağız ne emeklerle göz nurlarıyla işlemişti’’
Daha fazla anlatmadı kapım yoğundu tahlillerini aldı .’’Şimdi gidiyorum,yeni tahlillerimle beraber cumaya geleceğim değil mi ilaç raporu için’’ diye sorarak çıktı.
Bu kadar anlatması bile yetmişti bana ,düşündürdü beni çok düşündürdü. En milliyetçisi için bile bu olaylar tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Provakasyon yalan yanlış haberler sonucu çığırdan çıkan gelişmeler.
Benzer olaylar yaşanıyor,ülkem adeta bir iç savaşa sürükleniyor.İki tarafa da sesleniyorum ‘’taraf’’ olmayalım.Ceylan’a üzülen Serap’a üzülmezse taraftır ve o asıl ideolojisi için üzülüyor gibi yapıyordur.Ölen Üniversite öğrencisine üzülmeyen Sadece şehitlerimize üzülüyorsa yanlış yoldadır o da taraftır.Topraklarında sonsuz çeşitte ırkı bir Amerikan bayrağı altında tutup ellerini göğüslerinde birleştirip ulusal marşlarıyla en büyük milliyetçiliği beceren o ülke ,karıştırmak bölmek istedikleri ülkelerde etnik ayırımcılığı kullanmaktadır.Ne olursak olalım,istediğimiz dili konuşalım istediğimiz kültürü yaşayalım ama unutmayalım bir bayrak altında ‘’Türkiyeliyim ‘’ demeliyiz çünkü… ….
Memleketimde son günlerde dönen oyunlardan dolayı aklıma ilk defa ona 6-7 eylül olaylarını sormak geldi.’’Siz 6-7 eylül olaylarında İstanbul’da mıydınız ? diye sordum.
-‘’Tabii ‘’dedi emin bir şekilde.’’Biz Hep İstanbul’daydık biz buralıyız.’’Doğru diye düşündüm benimki de soru mu? Kadın benden çok İstanbullu ben 1984'den beri İstanbul’dayım atalarım 1453 den beri onun ataları belki M.Ö önceden beri burada.’’Bana biraz o günleri anlatır mısınız ‘’diye sordum?
-‘’ O zaman Yedikule’de oturuyordum ‘’diye başladı. ‘’Yedikule mi?’’ Orada da mı olaylar oldu sadece Beyoğlu değil miydi?’’
-Yedikule ‘de o zamanlar hep Rumlar otururdu sonra göç ettiler ben de Yedikule’de oturuyordum. Evet Yedikule’de de çok olaylar oldu. Bana bir şey olmadı üç katlı ahşap bir evimin giriş katında Müslüman Türk kiracılarım vardı.Ben de hemen başıma bir eşarp bağladım kapımıza dayandıklarında kiracılarım çıktı dışarı .’’Gidin gidin buradan burası Müslüman evi ‘’ diye bağırdılar.O kadın öyle bağırınca dokunmadılar benim evime.O zamanlar oğlum bebekti güzel bir bebek arabamız vardı onu metruk depo gibi bir yere saklamıştım, evimize dayanırlarsa parçalamasınlar diye .Evimize dokunulmadı ama o depo gibi yerde arabayı bulmuşlar
parçalamışlar ona çok üzüldüm.Bir olay daha var hala şaşarım karşımızda tek başına yaşayan hiç evlenmemiş Rum bir kadıncağız vardı,ablasının getirdiği bir kap yemeğini bile kedilerle paylaşır ,hasta kedileri toplar gözlerini oksijenli suyla temizlerdi.İşte o kadının evine üç kere dayandılar ama kapıdan içeri giremediler gözlerimle gördüm.Gülümsedim demek kedilerin koruyucu meleğini koruyan başka koruyucu güç vardı.Zaten kedilerle aram iyi umarım zor günümde o güç bana da uğrar diye düşünürken,hastam daha acıklı konulara geçti.
-‘’Yan binamdaki genç bir kızın çeyizini paramparça etmelerini o bembeyaz çarşaflarının üzerinde tepinmelerini unutamıyorum ne ağlamıştı kızcağız ne emeklerle göz nurlarıyla işlemişti’’
Daha fazla anlatmadı kapım yoğundu tahlillerini aldı .’’Şimdi gidiyorum,yeni tahlillerimle beraber cumaya geleceğim değil mi ilaç raporu için’’ diye sorarak çıktı.
Bu kadar anlatması bile yetmişti bana ,düşündürdü beni çok düşündürdü. En milliyetçisi için bile bu olaylar tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Provakasyon yalan yanlış haberler sonucu çığırdan çıkan gelişmeler.
Benzer olaylar yaşanıyor,ülkem adeta bir iç savaşa sürükleniyor.İki tarafa da sesleniyorum ‘’taraf’’ olmayalım.Ceylan’a üzülen Serap’a üzülmezse taraftır ve o asıl ideolojisi için üzülüyor gibi yapıyordur.Ölen Üniversite öğrencisine üzülmeyen Sadece şehitlerimize üzülüyorsa yanlış yoldadır o da taraftır.Topraklarında sonsuz çeşitte ırkı bir Amerikan bayrağı altında tutup ellerini göğüslerinde birleştirip ulusal marşlarıyla en büyük milliyetçiliği beceren o ülke ,karıştırmak bölmek istedikleri ülkelerde etnik ayırımcılığı kullanmaktadır.Ne olursak olalım,istediğimiz dili konuşalım istediğimiz kültürü yaşayalım ama unutmayalım bir bayrak altında ‘’Türkiyeliyim ‘’ demeliyiz çünkü… ….

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!