düşmei laptop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düşmei laptop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2012 Perşembe

ANİDEN LAPTOPA TAPINIRKEN BULDUM KENDİMİ



Söylemesi ayıp Bucera ablanızın dün süslenesi püslenesi gelmişti . Uzun zamandır kot pantolon spor ayakkabılar ile takılan ben, otuzlu yaşlarımın ilk yarısında giyindiğim gibi yine etek ve topuklu ayakkabı ile işe geldim. Tüm gün’’ vay efendim ne güzel olmuşuz pek bi yakışmış mış, hep böyle olaymışım’’ gibi iltifatlara mahzar oldum. Hal böyle olunca da insan ruhu tabii bu, ister istemez bir ego şişmesi bir yürüyüş değişikliği,’’ vay anasını hala yaşlanmamışım bak’’ düşüncesi, böyle gözlerin kısılması ile beraber burnu havaya kaldırarak yürüme, kasılma hali hasıl oldu bende.

Allahın sopası nedense bende çok hızlı devreye girer, hemen havam söndürüldü.

Ama bazıları için 32 yıl bekleniliyor ve dünkü duruşmalar için gazeteler boy boy haber yapmış ama zamanında o gazeteler yıllarca susmuşlardı. Peki Silivri dolup taşarken bu gazeteler niye tekrar susar? Başımızdakiler için de mi 32 yıl bekleyeceğiz şimdi ? Yani adaleti haber yapmak için farklı bir zaman birimi mi kullanılıyor? Benim kafam karıştı siz bir şey anladınız mı?

Neyse dönelim bana reva görülen adalete, tüm gün ‘’ peh peh ben neymişim’’ şeklinde dolandım.

Akşam oldu eve gideceğim bizim aile sağlığı merkezinin oldukça dik merdiveni vardır. Yaşlı hastalarımızdan zaman zaman şikayet alıyoruz bu konuda. Ben de o pek bir dik merdivenden tak tak topuklu ayakkabı sesinin yan duvarlara çarpıp çarpıp tekrar yankılamasıyla beraber inmeye başladım.

Son 3-5 basamak kalmıştı, tak tak sesi sokaktan duyulur hale gelmiş sanırım ki bir grup genç sokaktan geçerken içeriye doğru bakmışlardı tam onlar geçti geçmedi benim ayakkabım merdivene takıldı ben bir güzel havalandım, bir elimde laptop çantam, diğer omzumda kol çantam. Böyle kollarım havada debeleniyorum, belli çok kötü bir iniş olacak ama kafamdan ne çok düşünce geçiyor;

‘’ Neyse delikanlılar geçtiler onlar görmez.

- Allah karşı eczanede oturan kadın bana bakıyor, ama görmüyordur ya boş boş bakıyor

- Nasıl görmüyordur? Sen onu görüyorsan o da seni görüyordur.

-Sen görürsün tabii eczanenin ön cephesi tamamen cam içerisi aydınlık ama küçük kapıdan merdivenlerin sonunu nasıl görecek kadın ? Bu arada hala gelmedik mi ya ? Alt tarafı 2-3 basamak düşüyordum ne kadar uzun sürdü be düşsem de bitse artık.’’

Bu arada zamanın izafiyet teorisini yeniden yaşadım. Yok efendim mutluyken zaman hızlı geçermiş de uzayda ışık hızıyla gidince yavaşlarmış za zu…..

Ne gerek var öyle karmaşık şeylere, düşerken eğer rezil olacağım korkun varsa zaman duruyor. O yavaş çekim bir türlü bitmiyor. Havalanışla beraber ‘’düşüyorum lennn’’ şeklinde yüzün çarpılması ve dehşet ifadesi, o kolların can havli ile öne arkaya çırpınışı, nafile tutunacak dal araması, bacakların hayali bir bisiklette pedal çevirmesi, kafadan geçen bir romanın ön sözüne yetecek kadar düşünceler. Bu başka nasıl açıklanabilir?

Refleks olarak kollar düşmeye yakın tutunacak dal bulmaktan ümidi kesince öne uzatılır ki düşerken yüz çarpılmasın diye, benim kollar için zor oldu tabi laptop çantası ile beraber öne uzatıldı, önce dizlerim iniş yaptı beton zemine çarpınca hissettim bunu, sonra yüzümü oldukça yumuşak bir şeye gömdüğümü fark ettim, sonra anladım ne olduğunu, iyi ki laptop çantamı en kalitelisinden almışım. Sanırım amaç laptopu korumaktı ama burada hem laptop hem benim yüzüm korunmuş oldu.

Sonuç itibariyle yüzüm çantanın üstünde, ellerim iki yanda dizlerimin üstüne iniş tamamlandı. Tam bir secde pozisyonu. Kısaca iniş tamamlandığında, kendimi laptop çantama tapınırken buldum. Hemen ayağa fırladım üstümü başımı düzelttim, eczanedeki kadınla tekrar göz göze geldim kendisine sinir oldum. Gülüyor muydu yoksa? Gıcık şaşı şey nerden görmüştür ki ?

Sonra emin adımlarla dimdik arabama yürüdüm oldukça havalı bir şekilde kapıyı açtım arabama oturup gaza bastım.


Şu aşağıdaki resimle aramda hiçbir benzerlik yoktur, tüm gece de sol dizim ağrımadı işte. Zaten kot pantolon ve Conversler bana daha çok yakışıyor hem daha genç gösteriyor.

Bir de neymiş kadınlar teknolojiden anlamazmış, sevmezmiş. Teknolojiyi nasıl sevmem ? Bırakın sevmeyi ben laptopuma tapıyorum inanmazsanız karşı eczanedeki gıcık kadına sorun.