9 Ekim 2012 Salı

TEBESSÜM-İ ELEM


Sonbaharı seviyorum, sonbaharı özlüyorum, bu dört duvar arasında çirkin binalarla sarılmış daracık sokaklarda sonbahar içime işlemiyor özlemim dinmiyor.

Oysa ki ne güzeldir sonbahar ne güzel kokar, bağ bozumu kokar, yaprak kokar rüzgar kokar. Güneşi  seversin yakmaz bunaltmaz arada bir ‘’ çok şükür yaşıyorum ‘’ der gibi üşür, ürperirsin. Sonbaharın renkleri sarı, kahve,kızıl ayağına kadar gelmiştir. Ayak bileklerine kadar yükselen  ve hışırdayan bir halı ile şımartır insanı sonbahar. Büyülüdür o halı ne kadar çok coşkuyla yürürsen koşarsan o kadar çok yaprak havalanır ve sonbahar kokusu dolar genzine.

Berekettir sonbahar hiç bağ bozumu görmemiş gözlerimin özlemidir olgun üzüm salkımlarının dallardaki dolgun duruşu. Ya da özlemdir sonbahar köyümde anneannemin evinin önünde yakılan ateşte dibi kararmış kocaman kazanda konserve kaynatmaktır. Artık yaşamayan anneannenin alın terini emeğini kavanozlara hapsetmek bir yıl daha yaşatmaktır ya da memleketten gelen koliden çıkan armutlar elmalar ve illa ki fasulye turşudur.

Hüzündür sonbahar acıklı bir keman sesi gibi hüzünlü ve vazgeçilmezdir. Kayıplarının hatırlanması gibi ölümlülüğün fark edilmesidir ve bir kabul ediştir sonbahar. Bırakıp gideceğin onca güzelliği sonbaharda sevmek, ölümlülüğü sevmektir. Sonbaharı herkes sevemez vazgeçmesini bilenler sevebilir ve çok az insan gönüllü canından vazgeçebilir.

Ben sonbaharı özlüyorum, bu koca şehirde işlemiyor içime olmuyor….ve bir gün hiçbir iz bırakmadan çekip gideceğimi bile bile en çok sonbaharı severek  yaşıyorum

 

 

15 yorum:

r.erkan Sezgin dedi ki...

Çok güzel bir yazı. Sonbahara dair ilk defa duyduğum benzetmeler ve tanımlamalar var.
Eline sağlık ama böyle güzel yazıları daha sık okumalıyız bence....

rabiş dedi ki...

ehh be sonbahar hanımellerini küstürdün,nergizlerin dansı bir baska ilkb.kaldı evet korkuyorum senden ve vazgecmekten belkide korkum hic sahip olamamaktandı..

Bucera dedi ki...

Sevgili rabiş

Önemli bir nokta hiç sahip olamadıklarımzıdan korkarız

Bucera dedi ki...

@ Erkan

Huzur bırakmıyorlar ki insanda yazalım, vazgeçtim mizah yazmaktan yazdırtmıyorlar mirim :)

zihni dedi ki...

Sonbaharın bir başka yanını da "Ekim" mevsimi oluşturur ya. İlkbaharın o egzoafrodizyatik materyallerinin toprağa ekildiği, bir başka "ilk"in itici gücü.....
Bu mevsime "son" denilişine itirazım bu yüzden, bu yüzden devridaimlerde durma noktasını bulamayışım ya da gereksiz buluşum. Bu yüzden yaşları sayısal ölçülere vurmalara itirazım. Bu yüzden "kaç gösteriyorum?" Sorusuna aldığım cevabın "on"larla ifade edilişindeki inandırıcılığa bağlılığım. Evet bu yüzden sonbahardan sonraki kış mevsimini ilk bahara yatırılmış kuluçka devri satışım.
Bu yüzden sonbaharı bu şiirsel yazınızdaki gibi ve en az sizin sevdiğiniz gibi sevişim ......

Bucera dedi ki...

Çok doğru sonbaharda aslında ilkbahar toprağa ekilir yani tohumlar oluşur bahara hazırlık....Çoğumuzun geriye çocuklarımızı bıraktığımız gibi

Seyyah Gül dedi ki...

blogunuzu çok beğendim
hayırlı geceler

Bucera dedi ki...

teşekkür ederim hoş geldiniz

CEPAYNASI dedi ki...

yedigöller bu sonbahar özlemine iyi gelmiştir umarım:)

Bucera dedi ki...

Sevgili cep aynası, evet çok iyi geldi içime içime çektim sonbaharı

SOPASINI SAKLAYAN ADAM dedi ki...

HAYDİ HOCAM YAVAŞ YAVAŞ BİZE DOĞRULTUN NEFESİNİZİ.

Bucera dedi ki...

@ Aklımda yazılar ama serde tembellik var işte :)

CEPAYNASI dedi ki...

bu kadar tembellik yeter artık:)))

KYBELE F dedi ki...

ahhhh bucera!!
baharları seven ir insan olarak bu sonbahar yazını ne çok sevdim...

çocukluğumu severdim de özlettin..

köyün sonbaharını, turşuları... battaniyelerin üzere çekilmeye başladığı zamanları...

sonbaharı herkes sevemez vazgeçmesini bilenler sevebilir ve çok az insan gönüllü canından vazgeçebilir. demişsin.

hadi doktor şimdi iki baharı da çok seven bu zata bi analizi çok görme :)

Bucera dedi ki...

@ cep aynam nurum
Özlenmek ne güzel lakin el kaleme, yürek kelama gitmiyor....

@ Kybelem iki gözüm

İkizleriz biz ikizler ölür ölür neşeli bir anka kuşu olarak yeniden doğarız