23 Haziran 2011 Perşembe

BUCERA APLANIZ ASKERLERİ DİKİZLEDİ KENDİSİYLE HİÇ GURUR DUYMUYOR



Tatildeyim, başbakanın dediği gibi gemicik ile bir takım yerlere uğrayarak geziyorum. Gemide internet şöyle efendim; sanki azcık dünyaya bağlanmamışım da sabahlara kadar şampanya patlatıp, köpük banyoları yapmışım gibi, yani öyle bir fiyat çekiyorlar.(Bağlanmayı denedim bir ara ama çok yavaştı bir de vazgeçtim) Yazıyorum ama ne ara gönderirim bilmem. Dün Atina’yı gezdik oradan izlenimlerimi bildireceğim sizlere.

Akropolisdeydik klasik yunan medeniyeti yani M.Ö. 400-500 lü yıllar, şehir devletlerinin olduğu dönem ve Atina da o zamanlar en zengin ve en güçlü şehir devleti. Felsefe ve düşünce üzerine kurulmuş bir toplum. Bol bol tiyatroların oynandığı, oyunlarda tanrıların bile eleştirilebildiği oyun izlenirken halkın düşünmeye yönlendirildiği, filozofların çok değerli olduğu bir şehir. Socrates’in memleketi ( onu da öldürmüşler ya ) öğrencisi Platon ( Eflatun) hocasının tüm bilgeliğinin yazı diline döken, onun öğrencisi Aristo, hocası Platonun tam zıt düşünceyi savunan nimetlerin, ulaşılacak amacın bu dünyada olduğunu söyleyen. Hoca ve öğrencisinin bile farklı düşüncelerini savunabildiği bir düşünce özgürlüğü var ama kadınlara hak tanınmıyor ve kölelik legal henüz daha o kadar olmamışlar yani. Sosyal hayat, eğlence tiyatro ve düşünceden ibaret, çalışmıyorlar, tüm gün toplanıp toplanıp, düşünce üretip, paylaşarak günlerini geçiriyorlar. Bir de sofistler var, onlar o kadar kıymetli değil, para karşılığında düşünüyorlar. İlginç değil mi ? Canınız
sıkıldı, eğlence arıyorsunuz, dostlarınız arasında filozoflar yok ki bedava sosyalleşin gelişin, sofiste gidiyorsunuz diyorsunuz ki ( tabii düşünmenin birimi ne bilemiyorum ama kiloyla mı? Metreyle mi satılıyor)
‘’Hey sofist bana oradan 3 thinkogramm düşünsene çoluğun çocuğun ruhu doysun ‘
Velhasıl çok uzatmayayım, önce Mısır medeniyetleri sonra klasik yunan dönemi, insanlığın medeniyete doğru adım attığı dönemler. Devamında Roma dönemi (medeniyetin ve özgürlüğün artık hayranlık uyandırmadığı yıllar) koskoca imparatorluk Ortodoks kilisesinin kaleleri……ve ne oluyor? Anadolu’dan Türkler geliyor, koskoca başkentlerini Hristiyan’ lığı kabul eden imparatorun adını taşıyan başkentlerini yani Constantilopolisi ellerinden alıyor. Ha yetmiyor, modern dünyanın beşiği olan son yunan devletini de 400 yıl Osmanlı boyunduruğu altında yaşatıyor.

Bucera aplanız burada empati yapmaya çalışıyor. Empati güzel bir duygudur tavsiye ederim. Kişinin ufkunu geliştirir. Kendini başkalarının yerine koyunca, onlar gibi düşününce inanın öfkeleriniz ön yargılarınız azalır. İnsanlara daha az kızar, çok daha az kendinize haksızlık yapıldı duygusuna kapılmış olursunuz. Empati duygusu hem kişiyi geliştiren, hem de iç huzuru koruyan bir duygudur, şiddetle tavsiye ederim.

Evet Bucera aplanız yunanlılarla empati yapınca, 1830 yılında bağımsızlıklarını kazanmaları onların kurtuluş savaşı olduğunu ve bizim kurtuluş savaşına da niye küçük Asya felaketi dediklerini anladım.Tüm bu duygularla gezdim antik Akropolisi, sonra Atina merkeze indik. Parlamento binasında meçhul asker anıtı önünde yunan askerlerin resmi nöbet töreni olduğu söylendi. Gaptım makinayı gittim. İnanın çok uğraştım saygı duyayım diye.

Gözüm takıldı, ilk defa erkeklere hak verdim.

Etek altlarına takıldım açık açık dikizledim. Askerler bacaklarını kaldırdılar ben direk oraya baktım. Külotlu çorap nerede biter, iç çamaşır nerede başlar, jartiyer ne yana düşer tek derdim bunlardı. Evet kendimle gurur duymuyorum ama pileli mini etekleri, ponponlu ayakkabılarına rağmen çok uğraştım çok ama saygı duyamadım….olmadııı olmuyorrrrr……

2 yorum:

Mahmut EMİN dedi ki...

antik bilgiler için teşekkürler.Yalnız, onlar Yunan değil ki,sonradan uydurulmuş, mal bulmuş mağribi gibi alıp sahiplenmişler.Eğer Yunan hakkında bilgi var ise bunu ancak Anadolu da bulabileceğimizi sanıyorum.ege kıyılarından taa iç Anadolu içlerine kadar..Güzel bilgi ve resimler için tekrar teşekkürler..

Bucera dedi ki...

Hoşgeldiniz katkınız yorumunuz için teşekkür ederim